CEREN SÖZERİ
SEDAT YILMAZ

Kürt Gazeteciler Neden Hedefte?

13 HAZİRAN 2022

Diyarbakır'da 8 Haziran’da evlerine ve çalıştıkları kurumlara yapılan baskınlarla 20’si gazeteci 22 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınan gazetecilerden 16’sı ise sekiz günlük gözaltı sonrası 16 Haziran’dan bu yana tutuklu. Kürt gazeteciler neden hedefte? Bu operasyonun zamanlaması ne söylüyor? Neden şimdi? Bu süreçte gazeteciler ve meslek örgütleri dayanışma konusunda nasıl bir sınav verdi? Ayşegül Doğan sordu, Mezopotamya Ajansı editörü, gazeteci Sedat Yılmaz ve akademisyen Ceren Sözeri yeniden tv için değerlendirdi.

SÖYLEŞİ: Ayşegül Doğan

“Gerekçelerden biri Suriye’ye olası operasyon”

Operasyonun zamanlamasının yaklaşan seçimlerle ilgisine dikkat çeken Ceren Sözeri, bir başka gerekçenin de Suriye’ye dönük olası operasyon olduğunu söyledi:

“Gerekçelerden biri de iktidarın sürekli gündemde tuttuğu Suriye’ye yönelik operasyon. Biraz onun ön alması olarak da yorumlanabilir. Ama genel olarak iktidarın elinde bir ceza repertuarı var, seçimler yaklaştıkça bunu kullanması gerektiğinde önce Kürt gazetecilerden, Kürt medyasından başlıyor gözaltına alınmalar. Sonra daha da yaygınlaşıyor. Bir televizyon kapatılacaksa kendilerine göre zayıf buldukları bir yerden başlatıyorlar. Hem bir dayanışma olacak mı, karşı tepki gelecek mi, onu ölçmeye çalışıyorlar, hem de bir anlamda da ‘alıştırarak’ bu cezalandırmayı normalleştirmeye çalışıyorlar. Yani cezalandırma biçimi oradan, (Kürtlerden) başlıyor, sessiz kalındıkça yerleşiyor, sonra da yaygınlaşıyor.”

“Kürt coğrafyası rejimin laboratuvarı”

Sedat Yılmaz da Kürt coğrafyasının “rejimin laboratuvarı” olduğunu belirterek, orada yaşananların zamanla ülke geneline yayıldığına dikkat çekti:

“Biz diyoruz ki, Kürt coğrafyası rejimin laboratuvarıdır. Uygulamak istediği her şeyi burada dener, test eder, sonucunu görür ve bunu Türkiye’nin geneline yayar. Kayyum politikasında da öyledir, hak ihlallerinde de, basına dönük saldırılarda da. Biz bütün bunları yaşıyor, test ediyoruz. Ama sonra bu, ülkenin tamamına yaylıyor. O yüzden diyoruz ki, demokrasi burada kaybedildi, ülke ekonomisi burada batırıldı, hak ve hukuk, özgürlükler burada askıya alındı. Eğer bir demokrasi, hukuk, adalet ve eşitlik aranıyorsa kaybedilen yerde aranmalı.”

“‘Tutuklananlar gazeteci mi’ sorusu çok incitici”

Kürt gazetecilerle dayanışma konusunu da değerlendiren Yılmaz ve Sözeri, konunun bazı açmazlarına dikkat çekti.

Sözeri: “Dayanışmanın olmaması gazeteciler arasındaki dayanışma barışını da bozuyor. Yarın öbürgün bir gazeteci gözaltına alındığında ‘siz bizimkilere hiç sesinizi çıkarmamıştınız’ gibi bir sitem ortamı oluşuyor.”

Yılmaz: “‘Ya bu 20 arkadaş da gazeteci mi’ diye soran var. Bu çok incitici bir soru. Dostlarımız bile bunu soruyor bize. Ne demek ya? 20’si gazeteci olmasa ne olacak? Nerede yazıyor, hangi tarih yazıyor bunu? Bizimle dostluk ilişkisi olanlar bile bunu soruyorsa bu bir duygu kırılmasıdır. ‘Bekle gör’ yapılıyor. Kamuoyunu zorla harekete geçirmeye çalışıyor, ‘bize ses verin’ diyoruz. Savunduğunuz değerleri biz talep etmeden söylemeniz gerekiyor oysa. Bu dayanışmayı isterken biz ülkenin tamamı için istiyoruz.

“Acının şiddetini, baskının şiddetini çok fazla hissettiğinizde ona denk bir tepkiyi görmek istersiniz. Çok basit bir şey söyleyeyim, bunu karşılaştırma için söylemiyorum, örneğin Sedef Kabaş’ın gözaltına alınıp tutuklanması meselesinde koparılan kıyamet 20 tane Kürt gazetecisi için koparılmıyor. Cumhuriyet gazetesinden bir meslektaşımızın gözaltına alınmasının karşılığında çıkan gürültünün, sesin yüzde 10’unu hissetmiyoruz.”

“El üstünde tutulması gereken Jinnews, baskının hedefinde”

8 Haziran’daki operasyonda hedefte olan kurumlardan biri olan Jinnews’e ilişkin de konuşan Sözeri, kadın haber ajansı Jinnews’in her zaman ciddi baskılarla karşı karşıya olduğunu belirterek, şunları kaydetti:

“Jinnews hep ciddi baskılarla karşı karşıya. Sadece kadın ajansı olduğu için değil, aynı zamanda Kürt kadın bakış açısına sahip olduğu, feminist olduğu, bunu politik olarak da sahiplendiği için. Arada sırada görünür olan baskının hep hedefindeydi Jinnews; bir habere giderken engellemelerle karşılaşmaları, baskılara maruz kalmaları, kendilerine karşı kullanılan dil, tecavüz tehditleri, gözaltına alındıklarında maruz kaldıkları baskı… Avrupa standartlarını düşününce el üstünde tutulması gereken özel bir yer, ama Türkiye açısından bakılınca birden fazla risk barındıran bir alan. Yıllardır bu mücadeleyi sürdürüyorlar. Ben bir akademisyen olarak Jinnews’teki arkadaşlardan habercilik açısından çok şey öğrendim. Onlar bu baskılarla yılmazlar.”